Kayıp Kent ve Gece // Yazar : dilek y.

Kayıp Kent ve Gece


Hani yalnızlığı yaşarsın ya bazen, uzatırsın elini ama kimse tutmaz ya! Ay vefasız, gün duyarsız olur ya, işte o an her söz, her dize, böler ya yüreğini bir hançer gibi, adına türküler yakılan gurbet dedikleri, dinledikçe acını kat be kat arttıran!

Şimdi bir başka dinler oldum bu gurbet türkülerini… Dinlerken sılam geliyor aklıma; şefkatli kucağıyla anam, gül kokusuyla yavrum… Söyleyen ne de güzel söylemiş, çeken bilir gurbet acısını diye…

Yüreğimi dağlıyor kayıp kentte gurbet acısı… Sonra dinliyorum kayıp kentin gecesini, kayıp kentin sessizliğini, yavaş yavaş sönüyor evlerin ışıkları…

Gece bitiyor artık, ay elveda, güneşse sıra bende diyor; getireceğim tüm umutlarla! Kayıp kentte herkes mutlu, kayıp kentte herkes umutlu. Bir ben varım doğan günden umutsuz ve yalvarıyorum ona, ya sevdiklerimle doğ, ya da kayıp kentte boğulsun benim gibi karanlıklara…

Ama ne mümkün? Sesim ulaşmadı yine, doğan bu yeni güne… Göz yaşlarım yüreğime, umudum başka bir geceye, sonra o bildik cümle dilimde;

“Ya bu kentte ben fazlayım, ya da eksik birileri var!” …

kadınlar

kadın sağlığında kayıp, Yuvarlak dolgun kalca resimleri

En çok okunan konular

Etiketler: gurbetle ilgili şiirler, kayıp kent şiirler, özlem şiirleri, sıla şiirleri

Bu yazı 16 Eylül 2011 Cuma 8:15 am tarihinde yayınlanmıştır. Konu kategorisi : Psikoloji. Bu konuya yapılan yorumları dilerseniz RSS 2.0 feed ile takip edebilirsiniz. Konuyla ilgili yorum yapabilir, ya da konuyu kendi blogunuzda trackback ile paylaşabilirsiniz.

Yorum yap