Affetmek mi? Dediniz Asla!
AFFETMEK! Bir taviz mi, yoksa yeni bir başlangıç mı? Ama neyi affetmek? diye soracaksınız ve ben de günümüz de adeta bir hastalık olan, sanal, reel artık benim için ortamının isminin bir önem taşımadığı kişilik bozukluğu, evliliklerin ya da ilişkilerin dinamiti ALDATMA nın sonucun da beklenen davranıştan olan AFFETMEKTEN bahsetmek istediğimi söyleyeceğim!
Ben yine aldatılmışlık madurlarının kadınlar olduğundan bahsedeceğim ve biliyorum ki erkekler ısrarla “hiç mi kadınlar aldatmaz?”diye çıkışacaklarıdır bana. Tabi ki herkes düşüncelerini söylemekte özgürdür diyerek ben de bu özgürlükten faydalanarak az önce Sayın CENGİZ HORTOĞLU nun okuduğum blog undan esinlenerek içimden çoşkuyla akan bu cümleleri yazıyorum sevgili blog arkadaşlarım.
Aldatmak ya da aldatılmak, ihanet adını ne önemi var değil mi? Sonuçta verilen sevgiye, harcanan zamana ve emeğe yapılan en büyük nankörlük değil midir? Yapanın her zaman sebebi olmuştur; ihmal edilmek veya söz de yeni bir aşka yelken açılması vs. Kimi zaman haysiyetsizce özür dilemek AF DİLENMEK olur geri dönüşü kimi zaman yavuz hırsız misali şuçlamakla suç bastırmak. Erkekler hep bir çıkış yolu nasılsa bulur; karşılarındaki duygusal, emektar, varlığında –yoluğunda, hastalığında-sağlığında hep yanında olmuş; kaybetme korkusunu hiç yaşamadığı bir kadın sigorta olarak elinin altındadır.
Birkaç duygulu af sözcükleri, maziden bir iki hatırlatma hele bir de çocuk varsa ne yaparsa yapsın cepte hatun muhabbeti (!) En çok ta kızdığım çevrenden “Affetmek büyüklüktür kızım o etti sen etme, bak çocuklarınız var” nasihatını veren sözde akıl hocaları!
Oysa rüyalarında görseler sinirden kocalarını boğmak isteyen hemcinsleri, bunu en gerçeğinden yaşayan sevgi , emek madurlarına ahkam keserken pek bir hoşgörü, anlayış denizi büyük fedakar kadınları oynamazlar mı? Sinir oluyorum böylelerine… Yüzlerinde sahte bir acıma ifadesi altında sonradan duyacağın eleştirme cümlelerini gizler. “biz neler gördük, şunu şunu yapsaydı adamın gözü dışarıda mı olurdu?” gibi erkeğe hak payı çıkartarak yapılan davranışa çanak tutacak daha neler neler gizler bu sahte ifade!
Çevrem de çok tanık olduğum benim de yaşadığım aslında birbirine benzer aldatma hikayelerine girmeden, sonucunda beklenen AF kararına şiddetle karşı çıkıyor ve bunu dayatan kişileri onur ve psikoloji sömürücüleri olarak isimlendiriyorum. Alınan kararlara saygı duymak yerine söz de büyüklük adına “KADININ HAYATINDAN” çalınmasına şiddetle karşı çıkıyorum.
Bu kabul edilebilir göstererek karşı çıkmak yerine olur verilmesini de toplumu, aileyi yaralayan bir virüs olarak hızla genlerimize işletilerek onuru mutasyona uğratmak mutsuz ve doyumsuz insan nesline önemli ölçüde katkıda bulunacaktır diye düşünüyorum. Ve taviz tavizi doğurur sözünden yola çıkarak onur sömürülmesine HAYIR ! diyorum…
SAYGILARIMLA, MUTLU VE SAĞLIKLI KALIN…
kadınlar
aldatılma blog yazıları, erkeklerin suç bastırması, kadınları affetmek, nankörlük ilişkiyi affeder sözleriEtiketler: af dilenmek, aldatma hikayeleri, aldatmak, aldatmayı affetmek, ilişkide taviz, kadınlar aldatmaz mı
16 Temmuz 2011 8:29 pm
Kadının, ekonomik özgürlüğünü elde etmiş olması bu tür “taciz”lere maruz kalmaması açısında çok önemli. Ayrıca “Aldatsa da çok seviyorum ama, ne yapayım” gibi bir çaresizlik de sevgiye yakışan ve mantıklı bir bahane değil.
27 Temmuz 2011 8:30 pm
Çok doğru katılıyorum. Sevgilim beni aldatsa affetmem kocam aldatsa boşanırım. Aldatıldıktan sonra affetmek için hiç bi sebep olamaz. Eğer öyle bi sebep olacak şey varsa onu ortadan kaldırmak gerek.